<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Afyonlu Raşit Board - Fıkhi Konular Hakkında Bilgiler]]></title>
		<link>https://rt3.biz/</link>
		<description><![CDATA[Afyonlu Raşit Board - https://rt3.biz]]></description>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2026 13:49:48 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Kurbanlık hayvanı keserken]]></title>
			<link>https://rt3.biz/showthread.php?tid=34261</link>
			<pubDate>Thu, 05 Jun 2025 10:43:50 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://rt3.biz/member.php?action=profile&uid=8">Afyonlu-Raşit</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://rt3.biz/showthread.php?tid=34261</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kurbanlık hayvanı keserken</span></span><br />
<br />
Kurbanlığı kesilecek yere sürükleyerek çekmek, birini ötekinin gözü önünde kesmek mekruhtur.<br />
<br />
Sual: Kurbanlık hayvan kesilirken nelere dikkat etmelidir, dinimizin bu husustaki emir ve tavsiyeleri nelerdir?<br />
 <br />
Cevap: Kurbanlık hayvanı kesilecek yere sürükleyerek çekmek, bıçakları hayvanı yatırdıktan sonra bilemek ve birini ötekinin gözü önünde kesmek mekruhtur. Eğer mümkünse önce diz boyu çukur kazılır. Kurbanın gözleri tülbentle bağlanır. Kıbleye dönük olarak sol yanı üzerine yatırılır. Boğazı çukurun kenarına getirilir. İki ön ve bir arka ayakları, uçlarından bir araya bağlanır. Üç kerre bayram tekbiri okunur. Sonra, Bismillahi Allahü ekber diyerek, deveden başka hayvanın boğazının herhangi bir yerinden kesilir. Bismillahi derken, 'h' harfini belli etmek lazımdır. Belli edince Allahü teâlânın ismi olduğunu düşünmek lazım olmaz. Belli edilmezse, Allahü teâlânın ismini söylediğini düşünmek lazımdır. Bunu da düşünmezse, hayvan, leş olur, yemesi helal olmaz. Bunun için, her zaman Allah teâlâ değil, Allahü teâlâ demeye alışmalıdır.<br />
 <br />
Hayvanın boğazında meri denilen yemek borusu, hulkum denilen hava borusu ve evdac denilen iki yanda birer kan damarı vardır. Bu dört borudan üçü bir anda kesilmelidir. Kesenin de kıbleye karşı dönmesi sünnettir.<br />
 <br />
Hayvan soğumaya başlamadan, yani çırpınması durmadan ensesini de kesmek mekruhtur. Yalnız ensesinden kesmek ise haramdır. Hayvan tamamen ölüp çırpınması durmadan, kafasını koparmak ve derisini yüzmeye başlamak da mekruhtur.<br />
<br />
Kesmesini bilenin kendi kesmesi müstehaptır. Kadının kesmesi de caizdir. Bilmeyenin, vekiline kestirmesi ve kesilirken yanında bulunup, En'âm suresinin yüzaltmışikinci “İnne salâtî” ayetini “lâ şerîke leh”e kadar okuması müstehaptır.<br />
<br />
Sual: Kurban için bir danaya ortak olarak girenler, hayvanı kestikten sonra, bunun etini göz kararı ile bölüşebilirler mi?<br />
 <br />
Cevap: Faiz olmaması için, eti tartarak, müsavi, eşit ağırlıkta olarak paylaşmaları lazımdır. Tartmadan bölüşüp helalleşmek caiz olmaz. Çünkü helalleşmek, hediye vermekte olur. Taksimi mümkün olan bir şeyde ortak olanların hisselerini ayırmadan önce hiç kimseye hediye etmeleri caiz değildir. Altı kişiye et ile birlikte deri veya bacak da verilirse tartmadan paylaşmaları caiz olur. Başının da, derisi gibi olduğu Hindiyye ve Mecmû'a-i Zühdîyyede yazılıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Osman Ünlü</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kurbanlık hayvanı keserken</span></span><br />
<br />
Kurbanlığı kesilecek yere sürükleyerek çekmek, birini ötekinin gözü önünde kesmek mekruhtur.<br />
<br />
Sual: Kurbanlık hayvan kesilirken nelere dikkat etmelidir, dinimizin bu husustaki emir ve tavsiyeleri nelerdir?<br />
 <br />
Cevap: Kurbanlık hayvanı kesilecek yere sürükleyerek çekmek, bıçakları hayvanı yatırdıktan sonra bilemek ve birini ötekinin gözü önünde kesmek mekruhtur. Eğer mümkünse önce diz boyu çukur kazılır. Kurbanın gözleri tülbentle bağlanır. Kıbleye dönük olarak sol yanı üzerine yatırılır. Boğazı çukurun kenarına getirilir. İki ön ve bir arka ayakları, uçlarından bir araya bağlanır. Üç kerre bayram tekbiri okunur. Sonra, Bismillahi Allahü ekber diyerek, deveden başka hayvanın boğazının herhangi bir yerinden kesilir. Bismillahi derken, 'h' harfini belli etmek lazımdır. Belli edince Allahü teâlânın ismi olduğunu düşünmek lazım olmaz. Belli edilmezse, Allahü teâlânın ismini söylediğini düşünmek lazımdır. Bunu da düşünmezse, hayvan, leş olur, yemesi helal olmaz. Bunun için, her zaman Allah teâlâ değil, Allahü teâlâ demeye alışmalıdır.<br />
 <br />
Hayvanın boğazında meri denilen yemek borusu, hulkum denilen hava borusu ve evdac denilen iki yanda birer kan damarı vardır. Bu dört borudan üçü bir anda kesilmelidir. Kesenin de kıbleye karşı dönmesi sünnettir.<br />
 <br />
Hayvan soğumaya başlamadan, yani çırpınması durmadan ensesini de kesmek mekruhtur. Yalnız ensesinden kesmek ise haramdır. Hayvan tamamen ölüp çırpınması durmadan, kafasını koparmak ve derisini yüzmeye başlamak da mekruhtur.<br />
<br />
Kesmesini bilenin kendi kesmesi müstehaptır. Kadının kesmesi de caizdir. Bilmeyenin, vekiline kestirmesi ve kesilirken yanında bulunup, En'âm suresinin yüzaltmışikinci “İnne salâtî” ayetini “lâ şerîke leh”e kadar okuması müstehaptır.<br />
<br />
Sual: Kurban için bir danaya ortak olarak girenler, hayvanı kestikten sonra, bunun etini göz kararı ile bölüşebilirler mi?<br />
 <br />
Cevap: Faiz olmaması için, eti tartarak, müsavi, eşit ağırlıkta olarak paylaşmaları lazımdır. Tartmadan bölüşüp helalleşmek caiz olmaz. Çünkü helalleşmek, hediye vermekte olur. Taksimi mümkün olan bir şeyde ortak olanların hisselerini ayırmadan önce hiç kimseye hediye etmeleri caiz değildir. Altı kişiye et ile birlikte deri veya bacak da verilirse tartmadan paylaşmaları caiz olur. Başının da, derisi gibi olduğu Hindiyye ve Mecmû'a-i Zühdîyyede yazılıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Osman Ünlü</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yanlışlıkla Arefe Günü Kurban Kesilirse Ne Olur?]]></title>
			<link>https://rt3.biz/showthread.php?tid=34257</link>
			<pubDate>Thu, 05 Jun 2025 10:05:36 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://rt3.biz/member.php?action=profile&uid=8">Afyonlu-Raşit</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://rt3.biz/showthread.php?tid=34257</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yanlışlıkla Arefe Günü Kurban Kesilirse Ne Olur?</span></span><br />
<br />
Bir günün bayram olduğuna hükmolunarak bayram namazı kılınıp kurbanlar kesilir, daha sonra da o günün Arefe olduğu anlaşılırsa, kılınan namaz ve kesilen kurbanın durumu ne olur?<br />
<br />
Belli bir günün bayram olduğuna hükmolunur, insanlar da bu doğrultuda bayram namazlarını kılarak kurbanlarını keserler ve daha sonra, bayram olarak ilan edilen günün aslında arefe günü olduğu anlaşılırsa, bu durumda, kılınan namazlar geçerlidir ve kesilen kurbanlarla da kurban ibadeti yerine getirilmiş sayılır. (Zeylâî, Tebyinü’l-Hakâik, c. VI, s. 4; İbn Âbidîn, Reddu’l-Muhtar, c. VI, s. 219-220.)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak:</span></span> Dr. Recep Özdirek, Kurban İbadeti, Erkam Yayınları<br />
<br />
İslam ve İhsan</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yanlışlıkla Arefe Günü Kurban Kesilirse Ne Olur?</span></span><br />
<br />
Bir günün bayram olduğuna hükmolunarak bayram namazı kılınıp kurbanlar kesilir, daha sonra da o günün Arefe olduğu anlaşılırsa, kılınan namaz ve kesilen kurbanın durumu ne olur?<br />
<br />
Belli bir günün bayram olduğuna hükmolunur, insanlar da bu doğrultuda bayram namazlarını kılarak kurbanlarını keserler ve daha sonra, bayram olarak ilan edilen günün aslında arefe günü olduğu anlaşılırsa, bu durumda, kılınan namazlar geçerlidir ve kesilen kurbanlarla da kurban ibadeti yerine getirilmiş sayılır. (Zeylâî, Tebyinü’l-Hakâik, c. VI, s. 4; İbn Âbidîn, Reddu’l-Muhtar, c. VI, s. 219-220.)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak:</span></span> Dr. Recep Özdirek, Kurban İbadeti, Erkam Yayınları<br />
<br />
İslam ve İhsan</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Arefe Ne Demek?]]></title>
			<link>https://rt3.biz/showthread.php?tid=34256</link>
			<pubDate>Thu, 05 Jun 2025 10:03:39 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://rt3.biz/member.php?action=profile&uid=8">Afyonlu-Raşit</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://rt3.biz/showthread.php?tid=34256</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Arefe Ne Demek?</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arefe günü nedir, ne anlama gelir? Arefe hangi gündür?</span><br />
<br />
Arefe haccın en önemli farzı olan vakfenin yapıldığı yerin (Arafat) diğer adıdır.<br />
<br />
Sözlükte; “bilme, anlama ve tanıma” anlamlarındaki a-r-f kökünden türeyen “Arefe” zilhicce ayının 9. (Arefe, Kurban bayramından bir önceki gündür ancak zamanla Ramazan bayramından önceki gün için de kullanılmaya başlandı) gününe verilen isimdir. Arafat vakfesi bugün yapılır.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Arefe Ne Demek?</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arefe günü nedir, ne anlama gelir? Arefe hangi gündür?</span><br />
<br />
Arefe haccın en önemli farzı olan vakfenin yapıldığı yerin (Arafat) diğer adıdır.<br />
<br />
Sözlükte; “bilme, anlama ve tanıma” anlamlarındaki a-r-f kökünden türeyen “Arefe” zilhicce ayının 9. (Arefe, Kurban bayramından bir önceki gündür ancak zamanla Ramazan bayramından önceki gün için de kullanılmaya başlandı) gününe verilen isimdir. Arafat vakfesi bugün yapılır.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Silsile-i aliyye büyüklerinin isimleri]]></title>
			<link>https://rt3.biz/showthread.php?tid=33610</link>
			<pubDate>Tue, 10 Dec 2024 14:07:15 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://rt3.biz/member.php?action=profile&uid=8">Afyonlu-Raşit</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://rt3.biz/showthread.php?tid=33610</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Silsile-i aliyye büyüklerinin isimleri</span></span><br />
<br />
Silsile-i aliyye büyüklerinin isimleri<br />
<br />
Sual: Silsile-i aliyye büyüklerinin isimleri sırasıyla nasıldır?<br />
CEVAP<br />
Peygamber efendimizden sonra isimleri şöyledir:<br />
1- Ebubekr-i Sıddık<br />
2- Selman-ı Farisi<br />
3- Kasım bin Muhammed<br />
4- Cafer-i Sadık<br />
5- Bayezid-i Bistami<br />
6- Ebul Hasan Harkani<br />
7- Ebu Ali Farmedi<br />
8- Yusuf-i Hemedani<br />
9- Abdülhalık-i Goncdüvani<br />
10- Arif-i Rivegeri<br />
11- Mahmud-i Encirfagnevi<br />
12- Ali Ramiteni<br />
13- Muhammed Bâbâ Semmasi<br />
14- Seyyid Emir Gilâl<br />
15- Seyyid Muhammed Behaeddin Buhari<br />
16- Alâüddin-i Attâr<br />
17- Yakub-i Çerhi<br />
18- Ubeydullah-i Ahrâr<br />
19- Kâdi Muhammed Zâhid<br />
20- Derviş Muhammed<br />
21- Hâcegi Muhammed Emkenegi<br />
22- Muhammed Bakibillah<br />
23- İmam-ı Ahmed Rabbani<br />
24- Muhammed Masum Faruki<br />
25- Seyfeddin Faruki<br />
26- Seyyid Nur Muhammed<br />
27- Seyyid Mazhar-ı Can-ı Canan<br />
28- Seyyid Abdullah Dehlevi<br />
29- Mevlana Halid-i Bağdâdi<br />
30- Seyyid Abdullah Şemdini<br />
31- Seyyid Tâhâ-yı Hakkâri<br />
32- Seyyid Muhammed Sâlih<br />
33- Seyyid Sıbgatullah-i Hizâni<br />
34- Seyyid Fehim-i Arvâsi<br />
35- Seyyid Abdülhakim-i Arvâsi<br />
36- Hüseyin Hilmi Işık Efendi</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Silsile-i aliyye büyüklerinin isimleri</span></span><br />
<br />
Silsile-i aliyye büyüklerinin isimleri<br />
<br />
Sual: Silsile-i aliyye büyüklerinin isimleri sırasıyla nasıldır?<br />
CEVAP<br />
Peygamber efendimizden sonra isimleri şöyledir:<br />
1- Ebubekr-i Sıddık<br />
2- Selman-ı Farisi<br />
3- Kasım bin Muhammed<br />
4- Cafer-i Sadık<br />
5- Bayezid-i Bistami<br />
6- Ebul Hasan Harkani<br />
7- Ebu Ali Farmedi<br />
8- Yusuf-i Hemedani<br />
9- Abdülhalık-i Goncdüvani<br />
10- Arif-i Rivegeri<br />
11- Mahmud-i Encirfagnevi<br />
12- Ali Ramiteni<br />
13- Muhammed Bâbâ Semmasi<br />
14- Seyyid Emir Gilâl<br />
15- Seyyid Muhammed Behaeddin Buhari<br />
16- Alâüddin-i Attâr<br />
17- Yakub-i Çerhi<br />
18- Ubeydullah-i Ahrâr<br />
19- Kâdi Muhammed Zâhid<br />
20- Derviş Muhammed<br />
21- Hâcegi Muhammed Emkenegi<br />
22- Muhammed Bakibillah<br />
23- İmam-ı Ahmed Rabbani<br />
24- Muhammed Masum Faruki<br />
25- Seyfeddin Faruki<br />
26- Seyyid Nur Muhammed<br />
27- Seyyid Mazhar-ı Can-ı Canan<br />
28- Seyyid Abdullah Dehlevi<br />
29- Mevlana Halid-i Bağdâdi<br />
30- Seyyid Abdullah Şemdini<br />
31- Seyyid Tâhâ-yı Hakkâri<br />
32- Seyyid Muhammed Sâlih<br />
33- Seyyid Sıbgatullah-i Hizâni<br />
34- Seyyid Fehim-i Arvâsi<br />
35- Seyyid Abdülhakim-i Arvâsi<br />
36- Hüseyin Hilmi Işık Efendi</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Eshab-ı Kehf'in isimleri]]></title>
			<link>https://rt3.biz/showthread.php?tid=33609</link>
			<pubDate>Tue, 10 Dec 2024 14:06:22 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://rt3.biz/member.php?action=profile&uid=8">Afyonlu-Raşit</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://rt3.biz/showthread.php?tid=33609</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Eshab-ı Kehf'in isimleri</span></span><br />
<br />
Sual: Eshab-ı Kehfin isimleri nasıldır?<br />
CEVAP<br />
Bu mübarek kimselerin isimleri, Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Debernuş, Şazenuş, Kefeştatayyuş ve köpekleri Kıtmir’dir.<br />
<br />
Sual: Tarlamızın mahsulünün bol olması için ne yapmak gerekir?<br />
CEVAP<br />
Ziraat tekniğinin bildirdiği usulleri tatbik etmelidir. Ayrıca tarlaya bereket gelmesi için, mahsulün uşrunu vermeli, sonra Eshabı Kehfin isimleri dört kağıda yazılıp, ayrı ayrı sarıldıktan sonra, tarlanın ayak basmayan dört köşesine gömmelidir. Eshab-ı Kehfin isimleri yazılı kağıdı evinde, üstünde bulundurmak da bereket verir. (Fevaid-i Osmaniyye)</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Eshab-ı Kehf'in isimleri</span></span><br />
<br />
Sual: Eshab-ı Kehfin isimleri nasıldır?<br />
CEVAP<br />
Bu mübarek kimselerin isimleri, Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Debernuş, Şazenuş, Kefeştatayyuş ve köpekleri Kıtmir’dir.<br />
<br />
Sual: Tarlamızın mahsulünün bol olması için ne yapmak gerekir?<br />
CEVAP<br />
Ziraat tekniğinin bildirdiği usulleri tatbik etmelidir. Ayrıca tarlaya bereket gelmesi için, mahsulün uşrunu vermeli, sonra Eshabı Kehfin isimleri dört kağıda yazılıp, ayrı ayrı sarıldıktan sonra, tarlanın ayak basmayan dört köşesine gömmelidir. Eshab-ı Kehfin isimleri yazılı kağıdı evinde, üstünde bulundurmak da bereket verir. (Fevaid-i Osmaniyye)</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kırk günün önemi nedir?]]></title>
			<link>https://rt3.biz/showthread.php?tid=33608</link>
			<pubDate>Tue, 10 Dec 2024 14:02:29 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://rt3.biz/member.php?action=profile&uid=8">Afyonlu-Raşit</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://rt3.biz/showthread.php?tid=33608</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kırk günün önemi nedir?</span></span><br />
<br />
Sual: Bir çok duanın kırk gün okunması bildiriliyor. Kırk günün önemi nedir?<br />
CEVAP<br />
Kırk sayısı, çoğunluğu bildiren işlerde asgari en büyük sayıdır. Bir duayı çok okumak istenirse, en az kırk kere okumalıdır.<br />
<br />
Beş vakit namaz, sünnetleri ile beraber kırk rekattır. Fatiha, beş vakit namazın, her rekatında okunur. Böylece, her gün en az, kırk kere okunur.<br />
<br />
Tırnak kesmek, koltuk, kasık temizlemeyi kırk günden fazla geciktirmek günah olur. Müslüman olan akrabayı ziyaret etmeli, kırk günü geçirmemelidir. (Seadet-i Ebediyye)<br />
<br />
Kırk gün sabah namazının sünneti ile farzı arasında kırk bir kere Fatiha okunur. Besmelenin sonundaki Mimi Fatihanın Lam harfi ile birlikte okunur. [Yani (Rahimilhamdü) denir.] Sonra yapılan dua kabul olur. Suya üfleyip hasta veya büyülenmiş kimseye içirilirse, [eceli gelmemiş olan hasta] şifa bulur ve büyü çözülür. (Tefsir-i Azizi)<br />
<br />
Kur'an-ı kerimi kırk günde bir hatmetmek, müstehaptır. (Şir’a)<br />
<br />
Kırk sayısı ile ilgili hadis-i şeriflerden bazıları şu mealdedir:<br />
(Her gece kırk âyet okuyan gafillerden yazılmaz.) [Beyheki]<br />
<br />
(Kırk kişi bir cemaattir. Bir ölüye dua ederlerse Allahü teâlâ, o ölüyü affeder.) [Buhari]<br />
<br />
(Şirkten uzak kırk mümin, bir müslümanın cenaze namazını kılarsa, Allahü teâlâ, muhakkak o müminlerin dualarını kabul ederek, o ölüyü affeder.) [Müslim, Ebu Davud]<br />
<br />
(Kırk gün içinde bir ilim sohbetinde bulunmayan kimsenin kalbi kararır. Büyük günah işlemeye başlar. Çünkü ilim kalbe hayat verir. İlimsiz ibadet olmaz. İlimsiz ibadetin faydası olmaz!) [Hazanet-ür-rivayat, Müjdeci Mek.]<br />
<br />
(Bir âlim, bir şehirden gelip geçse, onun ayak basmasının hürmetine, oradaki kabristandan kırk gün azap kaldırılır.) [R.Nasıhin]<br />
<br />
(Kırk gün ihlasla İslamiyet’e uyanın kalbini Allahü teâlâ hikmetle doldurur.) [Ebu Nuaym]<br />
<br />
(Kırk gün helal yiyenin kalbini Allahü teâlâ nur ile doldurur. Kalbine, nehirler gibi hikmet akıtır. Dünya sevgisini, kalbinden giderir.) [Ebu Nuaym]<br />
<br />
(Lohusa kadın kırk gün geçtiği halde, kan devam ederse, artık özürlü sayılır.) [Hakim]<br />
<br />
(Kırk gün sabah namazının ilk tekbirine yetişene iki berat yazılır: Cehennemden kurtuluş beratı ile münafıklıktan eminlik beratı.) [Ebu-ş-şeyh]<br />
<br />
(İlk tekbire yetişerek, kırk gün cemaatle beş vakit namaz kılana Cennet vacip olur.) [Ebu Ya’la]<br />
<br />
(Aldığı gıda maddelerini, pahalanınca satmak için, kırk gün saklayan, hepsini fakirlere parasız dağıtsa, günahını ödeyemez.) [Deylemi]<br />
<br />
(Fal baktıran, falcıya inanmasa da, kırk gün namazı kabul olmaz.) [Müslim]<br />
<br />
(Bir lokma haram yiyenin, kırk gün duası kabul olmaz.) [Taberani]<br />
<br />
(Haktan bâtılı veya hidayetten dalaleti red için, ilimden bir konu öğrenmek niyetiyle evinden çıkan kimse, bir âbidin kırk yıllık ibadeti gibi ecir alır.) [Deylemi]<br />
<br />
([Kırklar denilen] Ebdaller kırk kişidir. Bunların bereketi ile düşmana galip gelirsiniz ve beladan kurtulursunuz.) [İbni Asakir]<br />
<br />
(Yeryüzünde her zaman kırk [evliya] bulunur. Her biri İbrahim aleyhisselam gibi bereketlidir. Bunların bereketi ile yağmur yağar.) [Taberani]<br />
<br />
(Her Peygamber Süleyman aleyhisselamdan kırk yıl önce Cennete girer. Fakir de, zenginlerden, sâlihler de diğerlerinden kırk yıl önce Cennete girer.) [Taberani]<br />
<br />
(Hazret-i İsa, yer yüzüne inince kırk yıl yaşayacaktır.) [İ. Ahmed]<br />
<br />
(Allah için kırk gün nöbet tutanın, bütün günahları temizlenir.) [Taberani]<br />
<br />
(Komşuluk dört taraftan kırk evdir.) [İ. Hibban]<br />
<br />
(Allahü teâlânın rızası için, helali ve haramı açıklayan, kırk hadisi ümmetime bildiren, âlim olarak haşr olur.) [Ebu Nuaym] (İslam âlimleri, buna uymak için, (Kırk hadis) ismi ile hadis kitapları yazmışlardır.)<br />
<br />
(Allah için hicret edenler, diğerlerinden kırk yıl önce Cennete girer.) [Taberani]<br />
<br />
(Bir âmâyı elinden tutup kırk adım götürene Cennet vacip olur.) [Taberani]<br />
<br />
(Altın ve gümüşün zekatı kırkta birdir.) [Tirmizi]<br />
<br />
(Cenazeyi kırk adım taşıyanın kırk büyük günahı af olur.) [İ.Asakir]<br />
<br />
(Bir hasta, la ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzâlimin kırk defa okursa, şehit olarak vefat eder. Şifa bulursa, günahları af olur.) (Necat-ül-musalli)<br />
<br />
(Kırk yaşını geçtiği halde hayırlı işleri [sevapları], kötü işlerinden [günahlarından] ziyade olmayan kişi, Cehenneme hazırlansın.) [İ.Gazali]<br />
<br />
(Kırk yaşına girdiği halde, günahlarına tevbe etmeyenin yüzünü şeytan sıvazlayıp, "Bu artık iflah olmaz" der.) [İ. Gazali]<br />
<br />
(Şarap içenin namazı kırk gün kabul olmaz.) [Tirmizi, Nesai]<br />
<br />
(Namazı kabul olmaz) demek, namazı boşa gider demek değildir. Namaz borcundan kurtulur, namaz kılmakla kavuşacağı büyük sevaptan mahrum kalır demektir. Namaz kılanın, günahları bırakması kolaylaşır. İçki içen de namaza devam etmelidir.<br />
<br />
İmanla ölmek için şu duayı günde kırk kere okumalıdır:<br />
(Ya hayyü ya kayyum ya zelcelali vel ikram, ya la ilahe illa ente.)</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kırk günün önemi nedir?</span></span><br />
<br />
Sual: Bir çok duanın kırk gün okunması bildiriliyor. Kırk günün önemi nedir?<br />
CEVAP<br />
Kırk sayısı, çoğunluğu bildiren işlerde asgari en büyük sayıdır. Bir duayı çok okumak istenirse, en az kırk kere okumalıdır.<br />
<br />
Beş vakit namaz, sünnetleri ile beraber kırk rekattır. Fatiha, beş vakit namazın, her rekatında okunur. Böylece, her gün en az, kırk kere okunur.<br />
<br />
Tırnak kesmek, koltuk, kasık temizlemeyi kırk günden fazla geciktirmek günah olur. Müslüman olan akrabayı ziyaret etmeli, kırk günü geçirmemelidir. (Seadet-i Ebediyye)<br />
<br />
Kırk gün sabah namazının sünneti ile farzı arasında kırk bir kere Fatiha okunur. Besmelenin sonundaki Mimi Fatihanın Lam harfi ile birlikte okunur. [Yani (Rahimilhamdü) denir.] Sonra yapılan dua kabul olur. Suya üfleyip hasta veya büyülenmiş kimseye içirilirse, [eceli gelmemiş olan hasta] şifa bulur ve büyü çözülür. (Tefsir-i Azizi)<br />
<br />
Kur'an-ı kerimi kırk günde bir hatmetmek, müstehaptır. (Şir’a)<br />
<br />
Kırk sayısı ile ilgili hadis-i şeriflerden bazıları şu mealdedir:<br />
(Her gece kırk âyet okuyan gafillerden yazılmaz.) [Beyheki]<br />
<br />
(Kırk kişi bir cemaattir. Bir ölüye dua ederlerse Allahü teâlâ, o ölüyü affeder.) [Buhari]<br />
<br />
(Şirkten uzak kırk mümin, bir müslümanın cenaze namazını kılarsa, Allahü teâlâ, muhakkak o müminlerin dualarını kabul ederek, o ölüyü affeder.) [Müslim, Ebu Davud]<br />
<br />
(Kırk gün içinde bir ilim sohbetinde bulunmayan kimsenin kalbi kararır. Büyük günah işlemeye başlar. Çünkü ilim kalbe hayat verir. İlimsiz ibadet olmaz. İlimsiz ibadetin faydası olmaz!) [Hazanet-ür-rivayat, Müjdeci Mek.]<br />
<br />
(Bir âlim, bir şehirden gelip geçse, onun ayak basmasının hürmetine, oradaki kabristandan kırk gün azap kaldırılır.) [R.Nasıhin]<br />
<br />
(Kırk gün ihlasla İslamiyet’e uyanın kalbini Allahü teâlâ hikmetle doldurur.) [Ebu Nuaym]<br />
<br />
(Kırk gün helal yiyenin kalbini Allahü teâlâ nur ile doldurur. Kalbine, nehirler gibi hikmet akıtır. Dünya sevgisini, kalbinden giderir.) [Ebu Nuaym]<br />
<br />
(Lohusa kadın kırk gün geçtiği halde, kan devam ederse, artık özürlü sayılır.) [Hakim]<br />
<br />
(Kırk gün sabah namazının ilk tekbirine yetişene iki berat yazılır: Cehennemden kurtuluş beratı ile münafıklıktan eminlik beratı.) [Ebu-ş-şeyh]<br />
<br />
(İlk tekbire yetişerek, kırk gün cemaatle beş vakit namaz kılana Cennet vacip olur.) [Ebu Ya’la]<br />
<br />
(Aldığı gıda maddelerini, pahalanınca satmak için, kırk gün saklayan, hepsini fakirlere parasız dağıtsa, günahını ödeyemez.) [Deylemi]<br />
<br />
(Fal baktıran, falcıya inanmasa da, kırk gün namazı kabul olmaz.) [Müslim]<br />
<br />
(Bir lokma haram yiyenin, kırk gün duası kabul olmaz.) [Taberani]<br />
<br />
(Haktan bâtılı veya hidayetten dalaleti red için, ilimden bir konu öğrenmek niyetiyle evinden çıkan kimse, bir âbidin kırk yıllık ibadeti gibi ecir alır.) [Deylemi]<br />
<br />
([Kırklar denilen] Ebdaller kırk kişidir. Bunların bereketi ile düşmana galip gelirsiniz ve beladan kurtulursunuz.) [İbni Asakir]<br />
<br />
(Yeryüzünde her zaman kırk [evliya] bulunur. Her biri İbrahim aleyhisselam gibi bereketlidir. Bunların bereketi ile yağmur yağar.) [Taberani]<br />
<br />
(Her Peygamber Süleyman aleyhisselamdan kırk yıl önce Cennete girer. Fakir de, zenginlerden, sâlihler de diğerlerinden kırk yıl önce Cennete girer.) [Taberani]<br />
<br />
(Hazret-i İsa, yer yüzüne inince kırk yıl yaşayacaktır.) [İ. Ahmed]<br />
<br />
(Allah için kırk gün nöbet tutanın, bütün günahları temizlenir.) [Taberani]<br />
<br />
(Komşuluk dört taraftan kırk evdir.) [İ. Hibban]<br />
<br />
(Allahü teâlânın rızası için, helali ve haramı açıklayan, kırk hadisi ümmetime bildiren, âlim olarak haşr olur.) [Ebu Nuaym] (İslam âlimleri, buna uymak için, (Kırk hadis) ismi ile hadis kitapları yazmışlardır.)<br />
<br />
(Allah için hicret edenler, diğerlerinden kırk yıl önce Cennete girer.) [Taberani]<br />
<br />
(Bir âmâyı elinden tutup kırk adım götürene Cennet vacip olur.) [Taberani]<br />
<br />
(Altın ve gümüşün zekatı kırkta birdir.) [Tirmizi]<br />
<br />
(Cenazeyi kırk adım taşıyanın kırk büyük günahı af olur.) [İ.Asakir]<br />
<br />
(Bir hasta, la ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzâlimin kırk defa okursa, şehit olarak vefat eder. Şifa bulursa, günahları af olur.) (Necat-ül-musalli)<br />
<br />
(Kırk yaşını geçtiği halde hayırlı işleri [sevapları], kötü işlerinden [günahlarından] ziyade olmayan kişi, Cehenneme hazırlansın.) [İ.Gazali]<br />
<br />
(Kırk yaşına girdiği halde, günahlarına tevbe etmeyenin yüzünü şeytan sıvazlayıp, "Bu artık iflah olmaz" der.) [İ. Gazali]<br />
<br />
(Şarap içenin namazı kırk gün kabul olmaz.) [Tirmizi, Nesai]<br />
<br />
(Namazı kabul olmaz) demek, namazı boşa gider demek değildir. Namaz borcundan kurtulur, namaz kılmakla kavuşacağı büyük sevaptan mahrum kalır demektir. Namaz kılanın, günahları bırakması kolaylaşır. İçki içen de namaza devam etmelidir.<br />
<br />
İmanla ölmek için şu duayı günde kırk kere okumalıdır:<br />
(Ya hayyü ya kayyum ya zelcelali vel ikram, ya la ilahe illa ente.)</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Muska taşımak]]></title>
			<link>https://rt3.biz/showthread.php?tid=33606</link>
			<pubDate>Tue, 10 Dec 2024 13:51:33 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://rt3.biz/member.php?action=profile&uid=8">Afyonlu-Raşit</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://rt3.biz/showthread.php?tid=33606</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Muska taşımak</span></span><br />
<br />
Sual: Dua okuyup üflemek ve üzerinde muska taşımak hurafe midir?<br />
CEVAP<br />
Hayır, hurafe değildir. Bu konuda kitaplarımızdaki bilgiler şöyledir:<br />
Âyet-i kerimeyi ve Resulullah’tan gelen duaları okuyup üflemek, bunları üzerinde taşımak caizdir ve inanıp güvenen kimseye fayda verir. (Seadet-i Ebediyye)<br />
<br />
Kocasının sevmesi ve kendisine eziyet etmemesi için, bir kadına, Kuran-ı kerimden ve Selef-i salihinin bildirdikleri dualardan muska yazmak, karşılık olarak bir şey istememek şartıyla caizdir. Ne olduğu bilinmeyen şeyleri yazmak, okumak ve kendisine okutmak, bunları muska yapmak haramdır. (Fetava-yı hadisiyye)<br />
<br />
Âyet-i kerime ve dua yazılı muskayı muşamba, naylon gibi su geçirmez şeylere sarılı olarak cünübün bile taşıması ve helâya girmesi caizdir. (Halebi, Dürr-ül-muhtar)<br />
<br />
Hastanın ve hayvan sokanın, şifa için Kuran-ı kerim okuması veya kâğıda yazıp muska olarak taşıması yahut tas içinde ıslatıp bu suyu içmesi, bu suyla ağrıyan yeri yıkaması caizdir. Meşru olan meşhur dualarla muska yapmak ve üzerinde taşımak caizdir. (Hindiyye)<br />
<br />
Eshab-ı kiramdan Übeyyübni Ka’b radıyallahü anh diyor ki:<br />
Resulullahın yanında oturuyordum. Bir köylü geldi. Kardeşinin ağır hasta olduğunu söyledi. (Hastalığı nedir?) diye sorulunca, cin çarpması dedi. Resulullah, (Kardeşini buraya getir) buyurdu. Kardeşi gelip oturdu. Resulullah [âyât-ı hırz olarak bilinen] âyetleri okuyup hastaya üfledi. Hemen iyi olup, kalktı. (Beyheki, Hakim)<br />
<br />
Ne olduğu bilinmeyen yazılar bulunan muska, elbette taşınmaz; fakat dinimizin bildirdiği duaları, âyet-i kerimeleri okuyup üflemekte ve muska şeklinde taşımakta hiçbir mahzur yoktur. Mesela, (âyât-ı hırz) okumak ve üzerinde taşımak çok faydalıdır. Üstünde taşıyanı sihirden, büyüden, nazar değmesinden korur. Muradı hâsıl olur. (İslam Ahlakı)<br />
<br />
Âyât-ı hırz sitemizde vardır. Ulaşmak için buraya tıklayınız. Buradan okunabilir ve çıktı alıp muska şekline getirilebilir. Muska halinde temin etme imkânı da mevcuttur.<br />
<br />
Büyü yapmak<br />
Sual: Bir kadının, kocasının kendisini sevmesi için, büyü yaptırması caiz midir?<br />
CEVAP<br />
Cami-üs-sagîr'de, (Bu haramdır, helâl değildir) denilmiştir. (Hindiyye)<br />
<br />
Kocasının sevmesi ve kendisine eziyet etmemesi için, bir kadına, karşılığında bir şey istemeden, Kur'an-ı kerimden ve Selef-i salihinin bildirdikleri dualardan muska yazmak caizdir. (Seadet-i Ebediyye)<br />
<br />
Kâfire muska<br />
Sual: Kâfire muska yazmak caiz olur mu?<br />
CEVAP<br />
Muskanın faydasına inansa bile, kâfire âyet-i kerimeyle, mübarek isimlerle muska yazmak caiz olmaz. Haram olur. (Fetava-i fıkhiyye)<br />
<br />
Üçgen ve dörtgen muska<br />
Sual: Muskanın üçgen veya dörtgen şeklinde yapılmasının bir mahzuru var mı?<br />
CEVAP<br />
Hayır, mahzuru yoktur. Önemli olan, muskanın katlanış şekli değil, içindeki duaların doğru olmasıdır.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Muska taşımak</span></span><br />
<br />
Sual: Dua okuyup üflemek ve üzerinde muska taşımak hurafe midir?<br />
CEVAP<br />
Hayır, hurafe değildir. Bu konuda kitaplarımızdaki bilgiler şöyledir:<br />
Âyet-i kerimeyi ve Resulullah’tan gelen duaları okuyup üflemek, bunları üzerinde taşımak caizdir ve inanıp güvenen kimseye fayda verir. (Seadet-i Ebediyye)<br />
<br />
Kocasının sevmesi ve kendisine eziyet etmemesi için, bir kadına, Kuran-ı kerimden ve Selef-i salihinin bildirdikleri dualardan muska yazmak, karşılık olarak bir şey istememek şartıyla caizdir. Ne olduğu bilinmeyen şeyleri yazmak, okumak ve kendisine okutmak, bunları muska yapmak haramdır. (Fetava-yı hadisiyye)<br />
<br />
Âyet-i kerime ve dua yazılı muskayı muşamba, naylon gibi su geçirmez şeylere sarılı olarak cünübün bile taşıması ve helâya girmesi caizdir. (Halebi, Dürr-ül-muhtar)<br />
<br />
Hastanın ve hayvan sokanın, şifa için Kuran-ı kerim okuması veya kâğıda yazıp muska olarak taşıması yahut tas içinde ıslatıp bu suyu içmesi, bu suyla ağrıyan yeri yıkaması caizdir. Meşru olan meşhur dualarla muska yapmak ve üzerinde taşımak caizdir. (Hindiyye)<br />
<br />
Eshab-ı kiramdan Übeyyübni Ka’b radıyallahü anh diyor ki:<br />
Resulullahın yanında oturuyordum. Bir köylü geldi. Kardeşinin ağır hasta olduğunu söyledi. (Hastalığı nedir?) diye sorulunca, cin çarpması dedi. Resulullah, (Kardeşini buraya getir) buyurdu. Kardeşi gelip oturdu. Resulullah [âyât-ı hırz olarak bilinen] âyetleri okuyup hastaya üfledi. Hemen iyi olup, kalktı. (Beyheki, Hakim)<br />
<br />
Ne olduğu bilinmeyen yazılar bulunan muska, elbette taşınmaz; fakat dinimizin bildirdiği duaları, âyet-i kerimeleri okuyup üflemekte ve muska şeklinde taşımakta hiçbir mahzur yoktur. Mesela, (âyât-ı hırz) okumak ve üzerinde taşımak çok faydalıdır. Üstünde taşıyanı sihirden, büyüden, nazar değmesinden korur. Muradı hâsıl olur. (İslam Ahlakı)<br />
<br />
Âyât-ı hırz sitemizde vardır. Ulaşmak için buraya tıklayınız. Buradan okunabilir ve çıktı alıp muska şekline getirilebilir. Muska halinde temin etme imkânı da mevcuttur.<br />
<br />
Büyü yapmak<br />
Sual: Bir kadının, kocasının kendisini sevmesi için, büyü yaptırması caiz midir?<br />
CEVAP<br />
Cami-üs-sagîr'de, (Bu haramdır, helâl değildir) denilmiştir. (Hindiyye)<br />
<br />
Kocasının sevmesi ve kendisine eziyet etmemesi için, bir kadına, karşılığında bir şey istemeden, Kur'an-ı kerimden ve Selef-i salihinin bildirdikleri dualardan muska yazmak caizdir. (Seadet-i Ebediyye)<br />
<br />
Kâfire muska<br />
Sual: Kâfire muska yazmak caiz olur mu?<br />
CEVAP<br />
Muskanın faydasına inansa bile, kâfire âyet-i kerimeyle, mübarek isimlerle muska yazmak caiz olmaz. Haram olur. (Fetava-i fıkhiyye)<br />
<br />
Üçgen ve dörtgen muska<br />
Sual: Muskanın üçgen veya dörtgen şeklinde yapılmasının bir mahzuru var mı?<br />
CEVAP<br />
Hayır, mahzuru yoktur. Önemli olan, muskanın katlanış şekli değil, içindeki duaların doğru olmasıdır.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Allah şaşırtmasın demek]]></title>
			<link>https://rt3.biz/showthread.php?tid=33605</link>
			<pubDate>Tue, 10 Dec 2024 13:50:48 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://rt3.biz/member.php?action=profile&uid=8">Afyonlu-Raşit</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://rt3.biz/showthread.php?tid=33605</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Allah şaşırtmasın demek<br />
</span></span><br />
Sual: (Allah şaşırtmasın) diye dua etmek yanlış değil mi? Allah bizim kötülüğümüzü isteyip de niye şaşırtsın ki? Böyle söylemek Allah’a suizan olmaz mı?<br />
CEVAP<br />
(Allah şaşırtmasın!) duasının benzerleri Kur’an-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde vardır. Güzel bir duadır. Cehenneme atan da Odur. Günahsız, suçsuz insanı Cehenneme atmaz ki! Cehenneme müstahak olanı atar. Bunun manası, (Ya Rabbî, beni Cehenneme müstahak olanlardan eyleme!) demektir. Hayrın da şerrin de yaratıcısı Allahü teâlâ olduğu için, (Bizi kâfir etme, bizi Cehenneme atma!) diye dua ediyoruz. Bir âyet-i kerimede (Allah, dilediğini saptırır) buyuruluyor. (Rad 27)<br />
<br />
Kur’an-ı kerimdeki bazı duaların mealleri: Ey Rabbimiz, kalblerimizi kaydırma! [Bizi sapıtma!] (Âl-i İmran 8) Kıyamette bizi rezil rüsva etme! (Âl-i İmran 194) Unuttuğum şeyden dolayı beni suçlama ve bu işimden dolayı bana bir güçlük çıkarma! (Kehf 73) Kabirden kalkıldığı gün beni mahcup etme! (Şuara 87)<br />
<br />
Bu konuda birkaç hadis-i şerif meali de şöyle: (Ey Allah’ım, kabir ehlinin ecrinden bizi mahrum etme ve onlardan sonra bizi fitneye uğratma!) [İbni Mace]<br />
<br />
(Ya Rabbî, bana azap etme!) [Deylemî]<br />
<br />
Her şeyi yapan Allahü teâlâ için, Peygamber efendimiz, (Ya Rabbî, kabrimi ibadet edilen put hâline getirme!) diye dua etmiştir. (Abdürrezzak)<br />
<br />
Allahü teâlâ herkese, layık olduğunu verir, kimseye zerre kadar zulmetmez. Bir âyet-i kerime meali de şöyledir: (Allahü teâlâ, kullarına zulmetmez, haksızlık etmez. Onları azaba sürükleyen, çirkin işleridir. Böylece kendilerine zulmediyorlar.) [Nahl 33]<br />
<br />
Demek ki, şaşıran kimse, çirkin ameli sayesinde şaşırıyor.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Allah şaşırtmasın demek<br />
</span></span><br />
Sual: (Allah şaşırtmasın) diye dua etmek yanlış değil mi? Allah bizim kötülüğümüzü isteyip de niye şaşırtsın ki? Böyle söylemek Allah’a suizan olmaz mı?<br />
CEVAP<br />
(Allah şaşırtmasın!) duasının benzerleri Kur’an-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde vardır. Güzel bir duadır. Cehenneme atan da Odur. Günahsız, suçsuz insanı Cehenneme atmaz ki! Cehenneme müstahak olanı atar. Bunun manası, (Ya Rabbî, beni Cehenneme müstahak olanlardan eyleme!) demektir. Hayrın da şerrin de yaratıcısı Allahü teâlâ olduğu için, (Bizi kâfir etme, bizi Cehenneme atma!) diye dua ediyoruz. Bir âyet-i kerimede (Allah, dilediğini saptırır) buyuruluyor. (Rad 27)<br />
<br />
Kur’an-ı kerimdeki bazı duaların mealleri: Ey Rabbimiz, kalblerimizi kaydırma! [Bizi sapıtma!] (Âl-i İmran 8) Kıyamette bizi rezil rüsva etme! (Âl-i İmran 194) Unuttuğum şeyden dolayı beni suçlama ve bu işimden dolayı bana bir güçlük çıkarma! (Kehf 73) Kabirden kalkıldığı gün beni mahcup etme! (Şuara 87)<br />
<br />
Bu konuda birkaç hadis-i şerif meali de şöyle: (Ey Allah’ım, kabir ehlinin ecrinden bizi mahrum etme ve onlardan sonra bizi fitneye uğratma!) [İbni Mace]<br />
<br />
(Ya Rabbî, bana azap etme!) [Deylemî]<br />
<br />
Her şeyi yapan Allahü teâlâ için, Peygamber efendimiz, (Ya Rabbî, kabrimi ibadet edilen put hâline getirme!) diye dua etmiştir. (Abdürrezzak)<br />
<br />
Allahü teâlâ herkese, layık olduğunu verir, kimseye zerre kadar zulmetmez. Bir âyet-i kerime meali de şöyledir: (Allahü teâlâ, kullarına zulmetmez, haksızlık etmez. Onları azaba sürükleyen, çirkin işleridir. Böylece kendilerine zulmediyorlar.) [Nahl 33]<br />
<br />
Demek ki, şaşıran kimse, çirkin ameli sayesinde şaşırıyor.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çorapsız Namaz Kılmak Caiz midir?]]></title>
			<link>https://rt3.biz/showthread.php?tid=30994</link>
			<pubDate>Mon, 23 Sep 2024 03:12:40 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://rt3.biz/member.php?action=profile&uid=8">Afyonlu-Raşit</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://rt3.biz/showthread.php?tid=30994</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Çorapsız Namaz Kılmak Caiz midir?</span></span><br />
<br />
Çorapsız namaz kılabilir mi?<br />
<br />
Dinimizde ibadet ederken bir ölçü ve düzen içerisinde olmalıyız. Her ibadetin bir şekli ve kuralı vardır. Namaza gelince onun da kendine göre yapılması gereken bir hazırlık aşaması ve sonraki aşamaları vardır. Bunu namazın içindeki ve dışındaki farzlar olarak da biliriz. Çorap konusunu namaza hazırlık olan dışındakilerin, setri avret maddesini inceleyerek bakabiliriz.<br />
<br />
Setr-i avret; kısacası erkelerde göbek ile diz kapağı arası olup, bayanlarda ise el, yüz ve ayaklar dışındaki bütün vücudu avrettir. Dolasıyla bu kısımlar namazda örtülmesi gereklidir. Ayakların avret olup olmamalarında ihtilaf vardır. Eski zamanlarda bir çok işlerin ayaklarla yapılmasından, fakirlik gibi sebeplerden ve avret sayılması halinde bir çok zorlukla karşılaşılacağından dolayı alimler ayakları avret olarak saymamışlardır.<br />
<br />
Setr-i avrete dahil edilmeyen kısım ayak tabanı olup topuktan üzerisi setr-i avrete dahildir. Yalnız bu hüküm namaz içerisinde olup, bir bayanın namahrem bi erkek yanında ayaklarını kapatması gerekir. Her ne kadar hüküm böyle ise de günümüzde bahsedilen zorluklar olmayıp, bayanların ayaklarını kapatması daha uygundur.<br />
<br />
İbni Âbidin de şöyle geçmektedir; Kadının çıplak ayaklarının namazda veya namahreme göstermek hususunda avret olup olmadığı ihtilaflıdır. Yüz ve avuçlarda ihtilaf yoktur. Elin üstü ihtilaflı olmakla beraber, mutemet kavil açmanın caiz olduğudur. Ayaklarda da ihtilaf vardır. Esah kavle göre avrettir. Zira ayağın üstü gösterilmesi yasak olan ziynet yeridir. “Kadınlar, gizledikleri ziynetleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar!” Nur Suresi 31. ayet-i kerimesi bunu göstermektedir.<br />
<br />
Nitekim, Nesaî ve Ebu Davud şu hadisi rivayet etmişlerdir:<br />
<br />
    “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke’nin fetih gününde nalınlarını sol yanına koyarak (çıplak ayakla) namaz kıldı.”(bk. Ebu Davud, 89). (Nalın:bir çeşit pabuç, ayakkabı türüdür.)<br />
<br />
Yine sahabelerden bazıları “Biz Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in hem çıplak ayak hem de nalınları giyerek namaz kıldığını gördük.” demiştir. (Ebu Davud)<br />
<br />
Bu hadisten de anlaşıldığı üzere Hz. Peygamberin (s.a.s.) çorapsız olarak namaz kıldırdığı sabittir.<br />
<br />
Bu sebeple erkeklerin imamlık dahil çorapsız olarak namaz kılmakta bir sakınca yoktur. Bu şekilde namaz kılmaları caizdir.<br />
<br />
Kadınların ayakları Hanefî mezhebinde tercih edilen görüşe göre avret mahalli olmadığından, topuklarından yukarısı açık olmamak kaydıyla çorapsız namaz kılabilirler (Merğînânî, el-Hidâye, I, 289,290; Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 101-103). Diğer mezheplerde ise, kadınlar açısından ayaklar da örtülmesi farz olan yerlere dâhil olduğundan örtülmesi gerekir. Bu görüşe göre kadının ayakları çıplak olarak kıldığı namaz sahih olmaz (İbn Kudâme, el-Muğnî, II, 328-329; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, I, 285). İhtiyatlı olan, kadınların namaz kılarken ayaklarını örtmeleridir.<br />
<br />
Kadınlar için bazı alimlere göre mekruh ise de bileklerini örttüğü sürece çorapsız namaz caiz olup, namaz dışında ayaklar avret sayılır.<br />
<br />
Kaynak: Diyanet Kur’an-ı Kerim Meali, İbni Abidin Tercemesi, Ebu Davud, Nesai Tercemesi.<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Çorapsız Namaz Kılmak Caiz midir?</span></span><br />
<br />
Çorapsız namaz kılabilir mi?<br />
<br />
Dinimizde ibadet ederken bir ölçü ve düzen içerisinde olmalıyız. Her ibadetin bir şekli ve kuralı vardır. Namaza gelince onun da kendine göre yapılması gereken bir hazırlık aşaması ve sonraki aşamaları vardır. Bunu namazın içindeki ve dışındaki farzlar olarak da biliriz. Çorap konusunu namaza hazırlık olan dışındakilerin, setri avret maddesini inceleyerek bakabiliriz.<br />
<br />
Setr-i avret; kısacası erkelerde göbek ile diz kapağı arası olup, bayanlarda ise el, yüz ve ayaklar dışındaki bütün vücudu avrettir. Dolasıyla bu kısımlar namazda örtülmesi gereklidir. Ayakların avret olup olmamalarında ihtilaf vardır. Eski zamanlarda bir çok işlerin ayaklarla yapılmasından, fakirlik gibi sebeplerden ve avret sayılması halinde bir çok zorlukla karşılaşılacağından dolayı alimler ayakları avret olarak saymamışlardır.<br />
<br />
Setr-i avrete dahil edilmeyen kısım ayak tabanı olup topuktan üzerisi setr-i avrete dahildir. Yalnız bu hüküm namaz içerisinde olup, bir bayanın namahrem bi erkek yanında ayaklarını kapatması gerekir. Her ne kadar hüküm böyle ise de günümüzde bahsedilen zorluklar olmayıp, bayanların ayaklarını kapatması daha uygundur.<br />
<br />
İbni Âbidin de şöyle geçmektedir; Kadının çıplak ayaklarının namazda veya namahreme göstermek hususunda avret olup olmadığı ihtilaflıdır. Yüz ve avuçlarda ihtilaf yoktur. Elin üstü ihtilaflı olmakla beraber, mutemet kavil açmanın caiz olduğudur. Ayaklarda da ihtilaf vardır. Esah kavle göre avrettir. Zira ayağın üstü gösterilmesi yasak olan ziynet yeridir. “Kadınlar, gizledikleri ziynetleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar!” Nur Suresi 31. ayet-i kerimesi bunu göstermektedir.<br />
<br />
Nitekim, Nesaî ve Ebu Davud şu hadisi rivayet etmişlerdir:<br />
<br />
    “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke’nin fetih gününde nalınlarını sol yanına koyarak (çıplak ayakla) namaz kıldı.”(bk. Ebu Davud, 89). (Nalın:bir çeşit pabuç, ayakkabı türüdür.)<br />
<br />
Yine sahabelerden bazıları “Biz Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in hem çıplak ayak hem de nalınları giyerek namaz kıldığını gördük.” demiştir. (Ebu Davud)<br />
<br />
Bu hadisten de anlaşıldığı üzere Hz. Peygamberin (s.a.s.) çorapsız olarak namaz kıldırdığı sabittir.<br />
<br />
Bu sebeple erkeklerin imamlık dahil çorapsız olarak namaz kılmakta bir sakınca yoktur. Bu şekilde namaz kılmaları caizdir.<br />
<br />
Kadınların ayakları Hanefî mezhebinde tercih edilen görüşe göre avret mahalli olmadığından, topuklarından yukarısı açık olmamak kaydıyla çorapsız namaz kılabilirler (Merğînânî, el-Hidâye, I, 289,290; Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 101-103). Diğer mezheplerde ise, kadınlar açısından ayaklar da örtülmesi farz olan yerlere dâhil olduğundan örtülmesi gerekir. Bu görüşe göre kadının ayakları çıplak olarak kıldığı namaz sahih olmaz (İbn Kudâme, el-Muğnî, II, 328-329; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, I, 285). İhtiyatlı olan, kadınların namaz kılarken ayaklarını örtmeleridir.<br />
<br />
Kadınlar için bazı alimlere göre mekruh ise de bileklerini örttüğü sürece çorapsız namaz caiz olup, namaz dışında ayaklar avret sayılır.<br />
<br />
Kaynak: Diyanet Kur’an-ı Kerim Meali, İbni Abidin Tercemesi, Ebu Davud, Nesai Tercemesi.<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Namaz kılmayı öğreniyorum (Video)]]></title>
			<link>https://rt3.biz/showthread.php?tid=30914</link>
			<pubDate>Sat, 21 Sep 2024 02:16:24 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://rt3.biz/member.php?action=profile&uid=8">Afyonlu-Raşit</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://rt3.biz/showthread.php?tid=30914</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><iframe src="//player.vimeo.com/video/64535054" width="500" height="375" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe><br />
<br />
Namaz kılmayı öğreniyorum(Viadeo)</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><iframe src="//player.vimeo.com/video/64535054" width="500" height="375" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe><br />
<br />
Namaz kılmayı öğreniyorum(Viadeo)</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Namaz kılarken, rükuyu unutup secdeye giden bir kimsenin namazı bozulur mu?]]></title>
			<link>https://rt3.biz/showthread.php?tid=30903</link>
			<pubDate>Sat, 21 Sep 2024 01:35:33 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://rt3.biz/member.php?action=profile&uid=8">Afyonlu-Raşit</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://rt3.biz/showthread.php?tid=30903</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Sual: Namaz kılarken, rükuyu unutup secdeye giden bir kimsenin namazı bozulur mu?<br />
Cevap: Namazın farzlarından bir rüknü terk eden kimse, bu rüknü namaz içinde ifa etmez, yerine getirmez ise, namazı bozulur.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Sual: Namaz kılarken, rükuyu unutup secdeye giden bir kimsenin namazı bozulur mu?<br />
Cevap: Namazın farzlarından bir rüknü terk eden kimse, bu rüknü namaz içinde ifa etmez, yerine getirmez ise, namazı bozulur.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Necis olan yerde namaz kılınabilir mi?]]></title>
			<link>https://rt3.biz/showthread.php?tid=30902</link>
			<pubDate>Sat, 21 Sep 2024 01:35:05 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://rt3.biz/member.php?action=profile&uid=8">Afyonlu-Raşit</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://rt3.biz/showthread.php?tid=30902</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Sual: Necis olan yerde namaz kılınabilir mi?<br />
Cevap: Necis yerde durmak ve secde etmek, namazı bozar. Necis yere temiz şey serilirse, bozmaz.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Sual: Necis olan yerde namaz kılınabilir mi?<br />
Cevap: Necis yerde durmak ve secde etmek, namazı bozar. Necis yere temiz şey serilirse, bozmaz.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Namaz kılarken, göğsünü kıbleden çeviren kimsenin namazı bozulur mu?]]></title>
			<link>https://rt3.biz/showthread.php?tid=30901</link>
			<pubDate>Sat, 21 Sep 2024 01:34:09 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://rt3.biz/member.php?action=profile&uid=8">Afyonlu-Raşit</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://rt3.biz/showthread.php?tid=30901</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Sual: Namaz kılarken, göğsünü kıbleden çeviren kimsenin namazı bozulur mu?<br />
​Cevap: Özürsüz, göğsünü kıbleden çevirince, namaz hemen bozulur. Yüzünü, başka uzvunu çevirmekle namaz bozulmaz, mekruh olur. Elinde olmayarak çevrilince, bir rükün devam ederse, namazı bozar.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Sual: Namaz kılarken, göğsünü kıbleden çeviren kimsenin namazı bozulur mu?<br />
​Cevap: Özürsüz, göğsünü kıbleden çevirince, namaz hemen bozulur. Yüzünü, başka uzvunu çevirmekle namaz bozulmaz, mekruh olur. Elinde olmayarak çevrilince, bir rükün devam ederse, namazı bozar.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Namazda, herhangi bir yerini kaşıyanın namazı bozulur mu?]]></title>
			<link>https://rt3.biz/showthread.php?tid=30900</link>
			<pubDate>Sat, 21 Sep 2024 01:33:38 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://rt3.biz/member.php?action=profile&uid=8">Afyonlu-Raşit</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://rt3.biz/showthread.php?tid=30900</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Sual: Namazda, herhangi bir yerini kaşıyanın namazı bozulur mu?<br />
Cevap: Bir rükünde, üç kere bir yerini kaşımak, yahut elini kaldırarak birbirine vurmak namazı bozar.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Sual: Namazda, herhangi bir yerini kaşıyanın namazı bozulur mu?<br />
Cevap: Bir rükünde, üç kere bir yerini kaşımak, yahut elini kaldırarak birbirine vurmak namazı bozar.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Namazda konuşulursa namaz bozulur mu?]]></title>
			<link>https://rt3.biz/showthread.php?tid=30899</link>
			<pubDate>Sat, 21 Sep 2024 01:33:04 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://rt3.biz/member.php?action=profile&uid=8">Afyonlu-Raşit</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://rt3.biz/showthread.php?tid=30899</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Sual: Namazda konuşulursa namaz bozulur mu?<br />
Cevap: Bilerek, bilmeyerek, zorla veya unutarak da olsa konuşmak, namazı bozar.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Sual: Namazda konuşulursa namaz bozulur mu?<br />
Cevap: Bilerek, bilmeyerek, zorla veya unutarak da olsa konuşmak, namazı bozar.</span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>